19 Haziran 2026 Cuma

Michelin pabucu yarım, çık dışarı oynayalım!

Bir Michelin Yıldızı, çok iyi malzemelerin kullanıldığı, yüksek standartta yemeklerin pişirildiği restoranlara veriliyor. İki Michelin Yıldızı, restoranın şefinin karakterinin ve yeteneğinin yemeklere yansıdığı durumlarda verilmektedir. 
Üç Michelin Yıldızı ise bu pideye veriliyor. Çünkü hamurun, mayanın, fırında yanan odunun, közün ve dışarıdaki börtü böceğin kokusunu fotoğraftan bile alabiliyoruz. Bunların kökleri sizde varsa hikayeler kurabiliyorsunuz.

Bilmenin Hopdediksliği

Hatırlayabildiğim yaşlardan itibaren hep "sebepsiz bir mutluluğum" vardır. 
İnsanın, mutlu olacak bir nedeni varsa zaten mutlu olur, benimki başka bir şeydi; mutlu olacak bir nedenim yok iken de mutluydum. Hopdediks'in küçükken kuvvet şurubu kazanına düşmesi gibi, sanırım ben de küçükken mutluluk kazanına düşmüştüm. Sabah kalktığımda durduk yere kendimi mutlu hissederdim. 
Son birkaç yıldır nedenini anlamaya başladım; Ömür boyu maaşlı bir işte çalışmadım. Çocukken her yeri karalayarak çizdiğim karikatürlerden para kazanıyordum, mesleğim olmuştu, karikatür. 
Türkiye'de sadece 200 kişinin yaptığı bir işti ama milyonlarca kişi beğenerek okuyordu. Sinir olduğum politik bir olayı, hırsızı, uğursuzu, şikeciyi, kız arkadaşımla görüşmemize engel olan babası dahil herkesi yazıp, çizip eleştiriyor, bir de üstüne para kazanıyordum. Seçme ve seçilme hakkımın olmadığı 1982'de, "1982 Anayasası'na Hayır"lı Gırgır kapaklarında imzam oldu. Mecra değiştirerek hep böyle devam etti.
Bu bazen televizyon oldu, sinema oldu, tiyatro oldu, kitap oldu... Hep kendimi ifade edebildim. Siyaseten de hep doğru tarafta yer alabildim. 
Duygu hiç değişmedi, içimden geçenleri yazdım, çizdim, çektim, sahneledim. Karışan, danışan olmadan, sansürsüz yazdım çizdim. Sansür varsa yazamadım, yürümedi. Haa, bu arada bunca iş sırasında hiç patron olamadım. Biraz da onun etkisi var galiba mutluluğumda.

Bunun tersi de çok oluyor. Kadının düşünce balonunda, "Sanki seninle her gün, 'sınıflı toplumları' konuşuyoruz. Ne konuşacağız; halı sahadan, kahveden kankiler, yeni kasa BMW, en iyi nargile kafeler!.. Hep aynı işte." yazabilir.

Umut Sarıkaya

Tanrı, Messi'ye bu erişilemez yeteneği verirken bununla baş edebilmesi için bir de hafiften bir otizm vermiş. Yoksa, yeteneğinin %10'u kadar futbolcuların girdiği şekillere rağmen bu sakinlik, bu aldırmazlık mümkün değil.


FETÖ'cü ithamında bulunmadan bu kadar şık nasıl söylersin be adam?


"Ofansif mizahı" yanlış anlaşıp sığırlık yapanlara, iyi bir ofansif mizah örneği.

Yine aynı yerde, aynı fotoğraflardan çektirmenin zamanı geldi.

Üçü de büyüdü, delikanlı oldu!


Kapitalizm çaylara işiyormuş!