30 Haziran 2026 Salı

Ölü Deniz değil, bildiğin Gezi Parkı!

Bu tür etkinliklere olağanüstü şeyler atfetmem. Önemsemediğimden değil, bir filmle, bir oyunla, bir 'stand-up‘la, bir kitapla Türkiye’nin düzeninin, ahlakının, mizahının olumlu veya olumsuz değiştirileceğini düşünmüyorum.
Ölü Deniz gösterisinde çok güldüğüm yerler var, vasat yerler var, daha iyi olabileceğine inandığım yerler var ama toplamda benden 10 üzerinden 7 puan aldı. Oldukça yüksek puan.
Türk sanatının yalaka bir organizma haline geldiği, halkın dertlerinden koptuğu, çoğu sanatçının parayı vurmak ve sistemle eklemleşmek peşinde olduğu bir dönemde, Alevi ve sosyalist bir anneyle babanın çocuğu, suya sabuna dokunmaya çalışıyor, puanım bunun için yüksek.
Cem Yılmaz bile Netflix‘teki son işinde kenardan kıyıdan iktidarla, Tayyip’le ilgili 1-2 tane espri yapmaya çalışıyordu. (Tarzım değil ama madem çok istediniz, yapayım bari havasında yapıyordu ama.)
Cem mi değişti, yooo, toplum çok politikleşti. Öyle entelektüel, devrimci bir politikleşme değil toplumun öfkesi, kapana kısılmış birinin tepkisi gibi. 
Toplumun öfkesinin çok gerisinde kalmamak için yaptı Cem bu politikimsi esprileri.
Deniz ise zaten politik, öyle düşünüyor, bizzat anne ve babasının öfkesi, gösteride söyledikleri.
Ama Deniz'in çok iyi bir mizahçı ve bir maratoncu olup olmadığını bundan sonra göreceğiz. Messi gibi 39 yaşına kadar sürdürmesini bekliyorum. :)
Netflix iyi para veriyor ama o youtube’a koyuyor gösteriyi. Para kazanma butonunu bile açmıyor. Bu çakallar ülkesinde çok önemli ve değerli ipuçları bunlar.
Gerisi, biraz da gösteriyi herkesin kendi meşrebine göre algılaması.
Bokuyla kavga eden arıza tipler hemen parlıyor tabi. Onların hepsini çapariyle yakalıyor Deniz; seküler, liberal, solcu, Atatürkçü, siyasal islamcı, milliyetçi, balık adam... hepsinin kutsalına dil uzatıyor gösteride. 
Gösterinin etkisi bana Gezi Parkı direnişini hatırlattı. Kimse gençlerden bir şey beklemiyordu o yıllarda. Gençler, maden ocağında grizunun birikmesi gibi biriken öfkelerini patlatmış ve direnişlerini de kendi mizahlarını da yaratmışlardı. O dönemin mizah dergilerini de arkalarından sürükleyip daha politize etmişlerdi. Deniz de kendi grizusunu patlatıyor bu gösteride.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylem yaparsan böyle götürürler. Sen pembe boya, o turuncu, bu bej… gökkuşağı gibi mahalle mi olur? Ayrıca milletimiz henüz çok renkliliğe hazır değil.

Mordillo

21 Haziran 2026 Pazar

Arjantin'i bekleyen tehlike!

Arjantin takım olarak çok dengeli; iyi bir kaleci, iyi bir defans, elit takımlarda oynayan orta saha ve iyi bir forvete sahip. Hepsinden önemlisi tarihin en iyi futbolcusu Messi'ye sahip. Ama finale kadar gidebilirlerse onları bekleyen tehlike çok büyük; Nusret. Evet namıdiğer "Salt Bae" Nusret Gökçe. FİFA'da çalışan Türk görevliyi kandırıp saha içine giren ve Arjantinli futbolculara tebelleş olan Nusret'i iyi marke etmeleri gerekiyor. Nusret'i bir saniye bile markajsız bırakmamak lazım, anında sahaya girer ve kupaya tuz atma hareketi yapabilir.

Netceğuk Hasan, Doktor Strange Çokli Evren Çilgunluğinda!

Netceğuk Hasan’un kafasi biraz karişmiş. Uşak 100 giram beyaz peynir alamay ama A Haber'de uçtuğumuzi dinleyince kafa Hamsiköy sütlaçi kıvamina gelmiş. Gerçekle hayal arasinda gidu geliy.
Doktor Strange Çokli Evren Çilgunluğinda gibi bi A Haber evrenine gidiy, bi BİM evrenine. İki evren arasinda sıkışti kaldi.

Bu tabloyu yaratacaksın ama eleştirilmeyeceksin öyle mi?


ILGIN’IN GÜNLÜĞÜ - Yeni sezon ayıcıklarını gördünüz mü?


Babalar ve Oğullar


Marks, “İnsanların varlığını belirleyen şey, bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilinçlerini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır."