3 Ekim 2026 Cumartesi

Messi, Arjantin Milli Takımı kadrajından çıkıyor.

Yapay zeka ile yaptığım, "Messi ve İniesta" sohbetinden. 
1. Bilimsel Teori: Zamanın Göreli Yavaşlaması (Slowing Down Time Passing)
Pubmed'de yayınlanan "Can Lionel Messi's brain slow down time passing?" gibi nörofizyolojik çalışmalara göre, Messi ve Iniesta gibi dehaların beyinlerindeki nöral iletim hızı ve sinaptik iletkenlik normal popülasyondan çok daha yüksektir. 
Görsel İşleme Hızı: Bu oyuncuların görsel korteksleri ve kortikal sütunları, saniyede sıradan bir insandan çok daha fazla kare (frame) işler (Bunu hızlı beta ve gama osilasyonları sağlar).
Ağır Çekim Etkisi: Siz televizyondan maçı izlerken Ramos’un Messi’ye dalışını çok hızlı bir hareket olarak görürsünüz. Ancak Messi’nin yüksek hızlı sinir sistemi sayesinde, onun beyninde bu sahne "ağır çekimde" akar. Zaman onun zihninde yavaşladığı için, tehlikeyi saliseler önce sezer, ona göre pozisyon alır ve darbeyi minimum hasarla atlatır. Panik ve öfke, zaman darlığından doğar; zamanı genişletebilen bir zihin ise panik yapmaz. 

2. İleri Derecede Öngörüsel İşleme (Predictive Processing)
Sinirbilimci Eiman Azim ve nöroatletizm uzmanlarının çalışmalarına göre, Messi sahada sadece koşmaz; beyni sürekli olarak "ileri yönlü simülasyonlar" çalıştırır. Head-check (başını sürekli çevirerek sahayı tarama) hareketleriyle zihninde 3 boyutlu bir alan haritası oluşturur. Beyin, hareketlerin büyük kısmını bilincin yönetimine bırakmadan otomatikleştirmiştir (Automaticity). Motor beceriler o kadar otomatiktir ki, beyin bilişsel kapasitesinin (RAM) %90'ını boşa çıkarır.
Boşa çıkan bu devasa kapasite, tamamen "çevreyi okumaya ve duyguları yönetmeye" harcanır. Bu yüzden Pepe ona tekme attığında, Messi’nin prefrontal korteksi o kadar serbest ve güçlüdür ki, amigdaladan yükselen "Ona yumruk at!" ilkel dürtüsünü saliseler içinde söndürür. 

3. Sosyal Beyin ve Eksiklik/Fazlalık Meselesi
Sizin sorduğunuz "Bu bir otizm mi yoksa başka bir şey mi?" sorusunun nörolojik cevabı şudur: Bu bir "Bilişsel Darboğaz Optimizasyonu"dur. Normal insanlar sosyal sinyallere, egoya, "bana ne dedi, arkamdan ne planladı" düşüncelerine çok büyük bir beyin enerjisi harcarlar. Messi ve Iniesta ise evrimsel olarak futbol sahası gibi dar, kuralları net, amaca yönelik bir simülasyonun içinde maksimum verimlilikle çalışacak şekilde zihinsel evrim geçirmişlerdir.
Onların bu aşırı sakinliği, sosyal zekalarının veya duygularının "eksik" olmasından değil; yüksek stres anında enerjiyi sıradan insanların harcadığı "ego, intikam, hak arama" kanallarına değil, tamamen "uzamsal çözümleme ve amaca yönelik eylem" kanallarına akıtmalarından (hiper-fokus) kaynaklanır.

Trabzon'a, Beton Helva dondurması için bile gidilir. Çayeli'nde çocukluğuma ait eşsiz lezzetler barındıran Sarıçam Pastanesi'ndeki tadı aldığım yer.


PUPİK - Ablacığım, şu koltuğu ittirip durmasan mı acaba?


Herkesin bir derdi var, durur içerisinde!


28 Eylül 2026 Pazartesi

Matthew Rhys'ı, Marlon Brando, Toshiro Mifune, Daniel Day Lewis ve Ricardo Darin'in yanına ekledim.

Rhys'ın, The Beast İn Me, Perry Mason ve Widow's Bay'daki oyunculuğunu övmek için dünyanın en iyi futbolcusu Messi'yi örnek göstereceğim. Birçok iyi futbolcu var ama o başka; diğer futbolcuların / oyuncuların yapamadığı şeyleri yapıyor. 
Matthew Rhys, bir projesinde zengin, pervasız, empatisiz, zalimliğe varan bir hedonist burjuva, diğerindeki bezgin, bıkkın ama işinde titiz kenar kıyıdaki bir dedektif ve diğerindeyse bulunduğu adadaki başkanlığını layıkıyla yapmak isteyen ama korku ve cesaret arasında gidip gelen, adanın turizmi ve geleceği için katil de olabilecek, ama aynı zamanda öldürülebilecek belediye başkanına dönüşüyor. 
Matthew Rhys'ı, Emmy tarihinde aynı törende, hem komedi hem de mini dizi dallarında başrol ödülü kazanan ilk erkek oyuncu olarak tarihe geçtiği için değil, bir önceki oynadığı karakterinden bir gram mimik ödünç almadan yeni bir ruha büründüğü için en iyiler listeme ekledim.

Dostluğumuz, sanki Sarıyer’de, Hüseyin ve Haydar’ın evinde sabahlayıp birlikte Gırgır’a gidecekmişiz gibi kesintisiz devam eden Meral Onat’la, Ters Dergi imza gününde buluştuk.