Karikatür: Yetkin Gülmen
Yılmaz Okumuş
3 Mayıs 2026 Pazar
İşçi sınıfının, pahalılıktan, yoksulluktan canı yandığında, "Elim kırılaydı da AKP'ye oy vermeyeydim" demesi insanların hoşuna gitmiyor ve "Siz bunları başımıza getirdiniz, şimdi de çekin bu zulmü" karşılığını alıyor. AKP'nin oylarının çok olduğu bazı yörelerde insanlar bir eylem yaptığında, "Siz seçtiniz bunları!" diye eleştiriliyor. Bu tavır doğru mu? Eylem yapmak, iktidardan, yoksulluktan şikayetçi olmak sadece muhaliflerin hakkı mı? Geç de olsa hataların anladılar, deyip desteklemek gerekmez mi?
2 Mayıs 2026 Cumartesi
Seri ilanlar...
"Biz burada bir aile gibiyiz." Zaten adımız Kralın Takımı, bir de taa Francisco Franco'dan beri her şey bize göre dizayn edilmiştir. Bölücü Katalan ve Basklıların takımlarını gerekirse statlarını bombalayarak, bazen soyunma odalarına jandarma göndererek, hatta sözleşmeli oyuncularını, UEFA ve FİFA haydutlarının göz yummasıyla ellerinden alırız. Hakemler 80 yıldır tam bir Madridista'dır.
"Hızlı tempolu ortam." Kral Kupası, Lig Kupası, La Liga, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kulüpler Kupası, Kıl Kupası, Tüy Kupası ve Süper Kupa maçları derken haftada 3 maça hazırlan.
"Genç ve dinamik ekip." (Genellikle tecrübesiz personelin düşük maaşla çalıştırıldığı, iş gücünün sürekli değiştiği ortamları tanımlar.)
"Hızlı tempolu ortam." Kral Kupası, Lig Kupası, La Liga, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kulüpler Kupası, Kıl Kupası, Tüy Kupası ve Süper Kupa maçları derken haftada 3 maça hazırlan.
"Genç ve dinamik ekip." (Genellikle tecrübesiz personelin düşük maaşla çalıştırıldığı, iş gücünün sürekli değiştiği ortamları tanımlar.)
"Esnek çalışma saatleri." (Genellikle mesai saatinin bitiminin belirsiz olduğu, işin bitene kadar çıkılamayacağı durumlardır.)
"Maaş + Prim" Barcelona belası yüzünden son 3 yıldır kupa alamıyoruz, o yüzden kovulmadan 6 ayını dolduran teknik direktörlere prim verilecektir.
"Tutkulu" veya "İşi kendi işi gibi sahiplenecek." (İşin profesyonel bir sınırda kalmayıp, tüm hayatınızı kaplamasının beklendiği durumlar.)
"Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre" Sakallının komünist toplum tanımı, muhalefet yapma tanımımız için de geçerli. Çünkü o çok eleştirdiğimiz sosyal medya cengaverliğini bile "Aman başıma bir şey gelir" korkusuyla yapamayanlar var. O yüzden herkes yeteneğine ve yüreğine göre eleştiri yapıyor.
1 Mayıs 2026 Cuma
En korkutucu kitle; Devrimci Trabzonsporlular! "Uiy haçen da çupamuz" diye sığır şivesiyle konuşmaya kalksan 2 saniyede seni paçavraya çevirir. "Reis'e oy verdiniz", diyemezsiniz. "Arapzon" desen, FB Üniversitesi'ne Arap öğrenci bulmak için yaptığınız sunumları gözünüze sokar, İstanbul'u Araplara kule kule, plaza plaza sattığınızı bilirler. TS lehine haksız bir penaltı verildiğinde rahatsız olurlar. Kulüp Başkanlarının kayyum olmasını istemezler. Çünkü iktidarın atadığı başkanlar, karakteristik özellikleri olan o isyancı ruh halini dizginlemeye çalışırlar. Daha da sayarım ama karşımızdaki bu kitlenin hak hukukla bir ilişkisi yok. İncinmezler, gram rahatsızlık duymazlar... solcuları bile.
26 Nisan 2026 Pazar
United Kingdom zero point
Sene olmuş 2 bin bilmem kaç, Orta Çağ artığı törenlerle uğraşıyorsunuz.
"O bizim geleneğimiz." diyen dük ve düşes olursa, "E o zaman Aborjinlerle, Hutularla, dinle yönetilen ülkelerle ve ilkel kabilelerle niye dalga geçiyorsunuz? Niye onların geleneklerine saygı duymuyorsunuz ve sürekli onlara medeniyet taşımaya çalışıyorsunuz?" demez miyiz? Diyelim bence.
Fuat Saka'ya benzemek artık çok kolay
Bunun için, Prag'da bulunan Hotel Kosicka'nın restoranına gidecek ve bu dev ampulle poz vereceksiniz. Saniyesinde Fuat Saka'ya benzemezseniz yolculuğunuzun parasını ödüyorum.
24 Nisan 2026 Cuma
Yazar, araştırmacı ve editör Öner Yağcı'nın, 12 Eylül zindanlarında yaşadıkları bir şampiyonluk öyküsü.
Öner Yağcı ve diğer siyasi mahküm arkadaşları, İmralı Cezaevi'nde, mahkümlar arasında düzenlenen bir futbol turnuvasına katılmak için Trabzonspor'dan forma isterler. Diğer 3 takım İstanbul'un FB'si, GS'si ve BJK'sıdır. Yağcı'nın (ileride kısmetse filmini çekmeyi düşündüğüm) hikayesinden bir bölüm;
"Bordo-Mavi formalarla cezaevine öyle bir renk getirdik ki Trabzonspor ligi, biz cezaevini sallıyoruz. Lefter'in çocukluğumuzdan beri söylediği 'Futbol kafayla oynanır' cümlesi hep aklımızda. Biz de ona göre akıllı oyuncular seçtik, iyi taktiklerle maçları kazandık. Diğer takımlar ağırlıkla adli suçlardan oluşan mahkûmlardandı. Bizim takımın tamamı siyasi mahkûm.O takımda Ahmet Ünverdi isminde bir arkadaşımız vardı ki çok iyi top oynuyordu. Ali Olpak adında siyahi kökenli bir arkadaşımız yine takımın iyi oyuncularındandı. Şampiyon olan İmralı İdmanyurdu takımının hiçbirinin memleketi Trabzon değildi. Biz orada Trabzonspor'un o Anadolu ruhunu öyle içselleştirdik ki onlar gibi oynadık ve şampiyon olduk."23 Nisan 2026 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





