28 Nisan 2017 Cuma

Muchos gracias Messi

Senin bu takıma (Real Madrid'e) yaptıklarını, Franco, Katalanlara yapmadı. (Franco'nun öldürdüğü bütün sosyalistleri saygıyla anarak...)

Bi arkadaşa bakıp çıkıcam

Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. / Joe Luis Barrow

27 Nisan 2017 Perşembe

Oku bakıyim...

Iraklı kitapçılar geceleri kitapları dışarıda bırakırlarmış. Soranlara da şu cevabı verirlermiş, ''Okuyanlar çalmaz, hırsızlar da okumazlar.'' (Twitter alıntı / Lokman Karadağ)

25 Nisan 2017 Salı

Küçük rollerin rollerin büyük... öhöm...

video
Yeğenlerim, Sümela'nın Şifresi Cünyor Temel filmini sinemada seyrederken çekmiş. "Küçük rol yoktur, büyük oyuncu vardır." diyeceğim ama yazdığım filmlerde ya vurulup duruyorum, ya dünyanın en münasebetsiz sorularını soruyorum. Dur bakalım elbet kendimi ispatlayacağım bir rol yazacağım. 

24 Nisan 2017 Pazartesi

Rönesans tablosu musun?

Hediye / Füruğ Ferruhzad

ben gecenin sonundan söz ediyorum
ben karanlığın sonundan
ve gecenin sonundan söz ediyorum

evime gelirsen eğer sevgili bana bir ışık getir
ve küçücük bir pencere oradan
mutlu sokağın kalabalığını seyredeyim.

23 Nisan 2017 Pazar

Laz Marks Emice bi kez daha diy ki;

Habu Rosario ne güzel bi şehirdır ki bize hem Che Guevara'yi hem de Messi'yi verdi.

18 Nisan 2017 Salı

Gırgır'dan

Espri benim, çizgi Şevket Yalaz'ın, keyif sizin. İster gülün, ister geçin...

17 Nisan 2017 Pazartesi

Mikrofonlar Hannibal'de...

Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız! (Fotoğraf: Tribün Dergi)

11 Nisan 2017 Salı

8 Nisan 2017 Cumartesi

Dozer gibi oyna, Kazım gibi sev


7 Nisan 2017 Cuma

Raineeeer Werneeeeer Fassbindeeeeer

Ana ve babası "öyle bir isim koyalım ki slogan gibi olsun" demiş olmalı. Yoksa böyle bir armoni, ahenk tutturulabilir mi? Sanki tribündeymişim de sürekli Rayneeeer Verneeer Fasbindeeeer diye tekrarlayasım geliyor. 
Fassbinder de sürekli bir temayı tekrarlıyor; iktidar meselesini. İktidarı sadece üretim araçlarını elinde tutan sınıfın politikalarında değil, ikili ilişkilerin göbeğinde de sorguluyor. 
İlk seyrettiğim filmi 'Korku Ruhu Kemirmek'ti. Kemirmek önemli, çünkü bir göçmenin Almanca 'kemirir' diyemeyip 'kemirmek' demesi söz konusu burada. Taraflardan birinin sevgisinin diğerinden daha fazla olduğu ilişkilerin nasıl bir sömürüye dönüştüğünü anlatıyor. Biraz çalakalem, biraz sallapati gibi duran biçim, siyaseten doğru ve cesur içerikle birleşince Fassbinder'in filmleri başka bir şeye dönüşüyor. Çok kuvvetli ve başka bir sahicilik kazanıyor. 
Sartre'ın, Hepimiz Katiliz kitabında Fransa'nın, Cezayir işgaliyle ilgili olarak, "Sömürgecilik bir sistemdir ve hepimiz katiliz" diyerek Fransa'yı karşısına almaktan korkmaması gibi Fassbinder de Beyaz Almanlardan, hayatın her alanından bir sömürü damıtmaya çalışanlardan korkmuyor. 
Fassbinder, filmlerinde sömürüye konsantre olduğu için iki insanın ilişkisinde de iktidar ile birey arasındaki ilişkiye paralel yön bulabiliyor. Ama 'her şey boş, aşk filan yok' demiyor. Sevgideki eşitsizlik halinin yaratacağı tehlike olarak ele alıyor iktidarı. 
Babamla bir Trabzonspor maçı seyrediyorduk. Fatih Tekke hiç zahmete girmeden, kendisini zorlamadan pıt pıt diye gol atıyordu. Bir başkasının yerlerde yuvarlanmasını, uçmasını gerektiren pozisyonları neredeyse hareket etmeden gole çevirdiğini gören babacığım, "Ne kolay gol atıyor yahu, ben de atarım bu kadar gol" demişti. Eğer bu kadar zahmetsiz ise futbol oynayabileceğini düşündürtmüştü Fatih Tekke ona.  
Kısacık hayatında, arkasında dev stüdyolar, paralar olmadan, büyük prodüksiyonlara ihtiyaç duymadan sürekli film çekti. Her şeyin ötesinde kimsenin söyleyemeyeceği şeyleri söyledi. Bana da şu iki sene içinde babam gibi "Lan bu kadar kolaysa ben de film çekerim" dedirtti. Rayneeeer Verneeeeer Fasbindeeeeer, Rayneeeer Verneeeeer Fasbindeeeeer... Aha, yine dilime dolandı... ("Kıskananlar çatlasın, kıskananlar çatlasın" müziğiyle söylüyoruz yalnız, yanlışlık olmasın.)

Laz Marks diy ki;

Darwin haklidır, insan hayvandan türemiştır. Ama maymundan değil, hamsiden türemiştır. "Niçın artuk hamsiden insan türemiy?" demayın, hamsi artuk evrimini tamamladi. Pirakın yakasini, bi güzel buğulama yapıp yiyın oni.

6 Nisan 2017 Perşembe

Bu gala daşlı gala

Trabzon galası çok güzel geçti. Ama kötü geçen gala hatırlamıyorum ki. Demek ki tam da bir ölçü değil galadaki kalabalık ve coşku. Hafta sonu belli olur. Biz yukarıdakilerin (Timur Ölkebaş, ben, Salih Kalyon, Seymen Aydın ve Eren Hacısalihoğlu) kararı belli; komik ve iyi bir film yaptık.

İyi ki doğduuum beeeen!

Bu yıl ilk defa bir şey denedim. Doğum günümü filmimizin galasına denk getirdim. Küçük bir aksaklık dışında (Dev pastanın üzerinde benim değil, Sümela'nın Şifresi-3 Cünyor Temel filmimizin fotoğrafı vardı.) her şey iyiydi. İki işi bir arada çıkarınca size de büyük kolaylık oldu, "İyi ki doğdun Yılmazcığım", "Film hayırlı olsun abi" diye ayrı ayrı aramak zorunda kalmadınız. Şimdi önümüzdeki yıl başka bir şey deneyeceğim. 5 Nisan doğumlu bir kadınla 5 Nisan'da evleneceğim. Ooooh, gel keyfim gel. Yaşgününü unuttum, evlilik yıldönümünü hatırlayamadım, şu bu derdi yok. Size de şahane bir kolaylık olacak, bir telefonla yıllık bütün kutlamaları halledersiniz. Şaka bir yana, akraba, dost, uzak yakın demeden arayan, yazan doğum günümü kutlayan herkese teşekkürler. "Ulan hatırlanmak madem bu kadar güzel bir duygu yaşatıyor, sen niye arkadaşlarını, dostlarını daha sık arayıp sormuyorsun?" Bunu kendime söylüyorum, siz üzerinize alınmayın.

4 Nisan 2017 Salı

Senaristin Günlüğü-22

Yıl 2009, yer Üçgen Yapımevi. Adem Kılıç, rüyasından bahsediyor bana. Ben de sürekli o rüyadan görüyorum diyorum ve "Sümela'nın Şifresi Temel"imizle yola koyuluyoruz. Şimdi 3. filmimizle Trabzon'da görücüye çıkıyoruz. Önce Trabzon, sonra Karadeniz ve sonra tüm Türkiye beğenisini göstermişti ilk iki filmimize. Yine umut doluyuz. Bana kalırsa bu film serinin en iyisi, ama bana kalmıyor tabii. Halkımız karar verecek.

Dali Harikalar Diyarında

Salvador Dali, Lewis Carrol'ın 1865 yılında yayınlanan "Alice Harikalar Diyarında" kitabını 1965 yılında resimlendirmiş. 13 desenden bir tanesi bu, adı 'Istakoz quadrillo'

3 Nisan 2017 Pazartesi

No, nyet, nein, yelem, ochi vs vs...

Furkan Özçoban / Uykusuz

2 Nisan 2017 Pazar

Öpiyim geçsin

1 Nisan 2017 Cumartesi

Güzel sinemacı abilerden Frank Capra

"Sadece cesurlar film yapmalıdır. Ancak yürekli olanlar karanlıkta 2 saat boyunca dostlarıyla konuşmayı başarabilirler"

31 Mart 2017 Cuma

Bu filmler var oldukça hiçbiriniz ölmeyeceksiniz.

Hababam gidiyorsunuz. Valla öteki taraf daha eğlenceli gibi görünüyor. Kaygısızlar dizisinde Berber İsmail karakterini oynuyordu. Dizinin senaristlerinden birisi de bendim. Çok çelebi ve iyi bir ağabeyimizdi. Sınıfa ve diğerlerine selam söyle Halit abi.

Senaristin Günlüğü-21

Kaldı bir hafta. Sümela'nın Şifresi-3 "Cünyor Temel" ekibi basın önüne çıktı. 

Oyna, dik oyna!

National Geographic, Hasan Bağlar'a ait bu fotoğrafı yılın fotoğrafı seçmiş. Anlaşılan o ki, doğadaki uyum da horonla sağlanıyor. Acaba neye sevinip horona durmuşlar, Sümela'nın Şifresi-3 Cünyor Temel haftaya vizyona giriyor diye olabilir mi?

30 Mart 2017 Perşembe

Dopingli Reşat, şikeli çeyrek

Doping yüzünden bütün madalyalar geri alınınca olimpiyatlarda altın madalyamız kalmadı. / Gazeteler
Hadi bizimkiler doping yapıyor anladım, (ülkede şaibesiz bir başarı neredeyse yok gibi zaten) Afrika'dan (genetik olarak yatkındır diye) devşirdiğimiz atletlere ne ara dopingi öğretiyoruz, bunu anlamak mümkün değil. Bu adamları, kadınları çok iyi koşuyor diye devşirmiyor muyuz? Meğerse çok iyi koşamıyor ve bizimkiler gibi dopinge muhtaçlarmış. E ne diye ta Nijerya'dan getirtiyoruz insanları, ver hapı bizimkilere. Milli ve manevi haplarımız, ilaçlarımız yabancıya gitmesin.

Sümela'nın Şifresi-3 Cünyor Temel


Bu son teaser, artık ufak ufak sinemalara...

29 Mart 2017 Çarşamba

Eey İAFF

IAFF (Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği) doping yaptıkları tespit edilen milli atletlerimiz Gamze Bulut ve Elvan Abeylegesse'ye ağır cezalar verdi. Eeey İAFF, ya doping pistlere yansımamışsa, ya Fetö terör örgütünün bir kumpasıysa, ya yükselişe geçen atletlerimizi çekemeyen Barcelona'nın bir oyunuysa...

Duru & Murat

Sen misin Yağız'ın fotoğrafını kullanan, al sana diğer prenses ve prensten de destek. Valla gişe konusunda artık çok temkinliyim ama elden 3 joker gelmiş gibi hissediyorum... Yapar mıyız gene bi şey?  

28 Mart 2017 Salı

1 numaralı seyircimiz; Yağız Bey

İlk filmime destek verememişti çünkü daha dünyada yoktu. O zaman kendi işimizi kendimiz halletmiştik. Ama şimdi büyüdü ve dedesine destek veriyor. Kim tutar bizi...

40 yıllık KEL'ler

1977'den 2017'ye... Türkiye'nin en güzel manzaralı yerinde, Kabataş Erkek Lisesi'nde tanıştık. Arada üniversite, askerlik, iş arkadaşlıkları kurduk ama lise arkadaşlığının gücü bir başka galiba. Hüseyin, Ender, Ünsal, Baycan, Ahmet, Osman ve ben.  

Gala

Bekliyrık...

27 Mart 2017 Pazartesi

Çay sevmeyeni sevmeyiz

(Fotoğraf: Mustafa Öncül / İstiklal Caddesi)

26 Mart 2017 Pazar

Dünya 3.'lüğü gururlandırdı

27.'si düzenlenen Dünya Kros Şampiyonası'nda 3. olan millilerimiz göğsümüzü kabarttı. İnsan baktıkça Nijerya'yla gurur duyuyor. Sanırım sadece sakallı abimiz Türk.   

25 Mart 2017 Cumartesi

23 Mart 2017 Perşembe

Senaristin Günlüğü 20

Öyle, futbol, hamsi, karalahana, mısır ekmeği filanla sınırlayamazsınız bizi, sanattan da anlarız yani... Şota, Cünyor Temel ve Oğuzubillah bir resim sergisinden çıkarken görülüyor.

Uykusuz 499

Bahar gelir ellere, sevgi verir dillere... 
Ver öpeyim elini nın nı nın nını nın..

22 Mart 2017 Çarşamba

Lazmobil Batmobil'e karşı


Batman'ın Batmobil'i varsa bizim Cünyor Temel'in de Lazmobil'i var. 

Sümela'nın Şifresi-3 Cünyor Temel


Filmimizde bir telefon trafiği var ki düşman başına...

İdeolojik kamera

Yönetmen, göstermek istemediği yerlere kamerasını çevirmez.

Avni mizah dergisi - 50

Ne acayip zamanlardı onlar. Daha dünmüş gibi hatırlıyorum. 
Kapağın esprisi benim çizgisi Şevket Yalaz'ın

19 Mart 2017 Pazar

Ulan Arda, yaktın Messi'nin de başını

Tamam, feodal insanlarız; köy kültürü, kasaba kültürü, semt kültürü vs. vs. bunlar bazen sevimli, insani bile durabiliyor ama kaç senedir yurt dışındasın. Madrid ve Barcelona gibi şahane şehirlerde yaşıyorsun. Hala bir tane saçını sakalını düzgün kesecek berber bulamadın mı? Hadi bulamadın ve İstanbul'dan kuaförünü getirtiyorsun, peki benim evladımı niye atıyorsun önüne? Garibim, babasının berbere götürdüğü ilkokul öğrencisi gbii kuzu kuzu oturmuş Kuaför Veysel'in önüne.

18 Mart 2017 Cumartesi

Barselona aşktır - 7

Gene bir gün Miro müzesindeyiz... Sanat ve felsefe akımları, bunlarla kesişen sanatçılar, bu sanatçıların yoğunlaştığı şehirler ve ülkeler vs vs. Merkezinde Miro'nun olduğu ve bütün bu kavram ve sanatçıların birbirleriyle olan ilintilerini araştırıp bir ailenin soy ağacı gibi sıraladıkları panoyu görünce yeğenime, "Aha işi gücü olmayan gavur zihniyeti." dedim.
Miro'yu ilk defa 16 yaşımda, 'Çiçeği Burnunda Karikatürcü' olarak karikatür gösterdiğim bir amatör gününde, Oğuz Aral ustamızdan duymuştum. "Okuyun, film seyredin, müzik dinleyin, araştırın, merak edin." diye öğüt verirken bunu örneklendirmek için "Avanak Avni'nin gömleğindeki yıldızımsı deseni Miro'nun bir tablosundan esinlenerek çizdiğini" söylemişti. Sonra okuldaki çağdaş sanat dersinde daha bir yakından tanıdım. 1982 Dünya Kupası'nın desenini Miro'nun çizdiğini öğrendim. Sevdiğim ressamların içindeydi. İstanbul'daki sergiyi de gezmiştim ama ustayı kendi memleketinde ve müzesinde ziyaret etmek başka bir duygu tabii. Tam da bu siyah beyaz desenlerin önünde (içinde bulunduğum psikolojinin de etkisiyle) birden bir Gırgır gecesinde sabahlarken çizilen orijinal karikatürlerle karşılaşmış gibi oldum. Bazılarını İlban Ertem'in, bazılarını Ergün Gündüz'ün, bazılarını Şevket Yalaz'ın, bazılarını Gürcan Gürsel ve Gürcan Özkan'ın çizdiği orijinal kapaklar gibi göründü gözüme. Hatta bazılarının altında "esprisi benim mi?" diye kendi imzamı aradım. Ne kadar daldım, ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Muhammet'in, "Dayı bayağı bir duygulandın galiba..." deyişiyle uyandım.
Miro'nun bu heykelini İstanbul'da da görmüştüm, bir tanışıklığım vardı zaten. Barselona'daki Joan Miro Müzesi'nden çıkarken kapıda karşılaşınca ayaküstü biraz lafladık. "Yaşlanmışsın" dedi. "Dıştan öyle görünüyor ama içten iyice bebekleştim" dedim. Yolcu ederken, her zaman beklerim, dedi.

17 Mart 2017 Cuma

Pisi S-7

Şarjı çok çabuk bitiyor ama... Şükürler olsun ben de bir (video olmasa da) kedili fotoğraf paylaştım. Ama eve köpek alacağım o ayrı.

Senaristin Günlüğü-19

Cünyor Temel, Oğuzubillah, Şota ve Turgay, MP Arena'da bu hafta oynanacak Galatasaray maçına 1 tane bilet kaldığını öğrendiklerinde, bileti kimin alacağı konusunda hararetli bir tartışmaya girdiler. Sonunda bilet 4'e bölündü. Bakalım maça kim gidecek?

16 Mart 2017 Perşembe

Uykusuz 498


15 Mart 2017 Çarşamba

Barselona aşktır-6

İkinci gün. Joan Miro Müzesi'ne gideceğiz. Yeğenim Muhammet'le çok isabetli bir karar alıyoruz, metrodan inip yürüyoruz ve hiçbir tur operatörünün gösteremeyeceği detaylar görüyoruz şehirde. Yolun başında anlamını bilmeden (orak çekicin yüzü suyu hürmetine) çektiğimiz fotoğraftaki yazının meali şöyleymiş; "Düşman Limuzin'le gelmeyecek." 
Bir şehrin en makyajlı, en güzel yerlerini değil, en hazırlıksız yakaladığın, en namahrem yerlerini görmek önemli. Ama Barselona'yı "Ünlülerin makyajsız hali" gibi gafil avlamak mümkün değil, yataktan kalktığı hali bile şahane.
Barcelona futbol takımının kılcal damarlarını gördük. La Masia'dan bahsetmiyorum, yolumuzun üstünde, (yüzlercesinin olduğunu öğrendiğim) bir semt sahasına uğradık. Yalnız bunlar manyak galiba, mis gibi halı saha yapmak varken neden çocukları tribünlü semt sahalarında oynatıyorlar. Semt takımı dediğime bakmayın, en az 100 yıllık mazisi var.

14 Mart 2017 Salı

Ama kimse ölmedi

Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi…
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi… 
Şiir Özdemir Asaf / Fotoğraf Tarkovski

13 Mart 2017 Pazartesi

Sümela'nın Şifresi-3 Cünyor Temel


Necati hocadan işsizlik hutbesi

11 Mart 2017 Cumartesi

Sümela'nın Şifresi-3 "Cünyor Temel"


Fragman vakti. Ne demiştik, fragmanımız antibiyotik gibidir, 8 saatte bir almazsanız fayda etmez. Facebook'ta 1 milyonuncu tıklanmaya ulaştı. Tüm mecralarda 2 milyon kez seyredilmiş. Beğenen paylaşsın. Tiki taka...

Şenol ve Ali Kemalleri de böyle sevmiştim

Şenol, Turgay, Necati, Cemil, Ali Kemalleri bir ağabey, gurbet elde bana destek çıkan bir yakınım gibi sevmiştim. Messi'yi evladım gibi seviyorum. 

10 Mart 2017 Cuma

Kaçan kaçana

Mark Twain, yaşadığı şehrin ileri gelen 150 kişisine, "Her şey ortaya çıktı, çabuk kaç!" diye yazdığı imzasız mektuplar yollamış. Ertesi gün 15 kişi şehri terk etmiş. Kaçış oranı % 10. Şimdi soruyorum, böyle mektuplar yollamanız halinde İstanbul ve Ankara'da kaç kişi kalır? İstediğiniz şehirden başlayabilirsiniz.

Tony Gatlif / Transylvania; Promesse

Barselona aşktır-5

La Sagrada Familia'yı bir kez daha öveyim derken aklımda, "Bu nasıl bitmemişliktir ki bütün bitmişlerden daha mükemmel" gibi sözler dolanıyordu. Sözlükte 'seagullineskisehir' nikli bir arkadaşımızın ifade etmeye çalıştıklarımı söylemiş olduğunu gördüm; "La Sagrada Familia'yı hatırlayınca 'her şey böyle yarım kalabilse' diyorum. Bir aşk mesela, bu kadar ihtişamla yarım kalabilecekse kalsın diyor insan. Bu eser, hem dışarıdan, hem de içeriden bakınca bir ölümlünün hayatında zaten tamamlanamayacak bir güzellik diye düşünüyorsunuz. Bu yarım kalmışlıkta bir şiir saklı. Evet, bir müzik saklı."

9 Mart 2017 Perşembe

Bazen slogan atmadan da bağırırsın halkların kardeşliğini


Benim için tuttuğum takımın kaptanı, yaşadığımız bütün şampiyonluklarda kalecimiz, takımımın en iyi futbolu oynadığı yıllarda teknik direktörümüz olmasından çok ötededir Şenol Güneş. Bir vuvuzelaya bakarak bile dünyanın şeyini söyler. Şenol hoca, insanların en çok ayrıştığı bir alanda, futbol üzerinden halkların kardeşliğini anlatırken, "Ben bir insanı boşuna sevmem." diye kendime de pay çıkardım tabii.

8 Mart 2017 Çarşamba

Allahım sana geliyorum 6-1

Trabzonsporluluğumun derecesini bilenler için söyleyeyim; onun yarısı kadar da Barselona taraftarıyım artık. Ve kesinlikle turu geçebileceğimize inanmıyordum. 6-1 kazandık ve PSG'yi eledik. Sanırım bundan sonra Gezegenlerarası bir karma bile gelse eleriz.

8 Mart

Kız demiş ki, "Direniş sırasında atacağım kaldırım taşını kastediyorum." 
Oğlan da demiş ki "Ne kadar da Ulrike Meinhof bi kız."

7 Mart 2017 Salı

Sümela'nın Şifresi 3: Cünyor Temel - Fragman

Çok sevdiğim yönetmenler en sevdiğim yönetmen hakkında neler demiş?

‘Zeytin Ağaçlarının Altında’, ‘Rüzgar Bizi Sürükleyecek’ ve özellikle de ‘Yakın Plan’ filmlerini izlediğimde, bu filmlerin ve Kiyarüstemi’nin yarattığı bu dünyanın arındırıcı bir tarafı olduğunu gördüm. Sanki onun artistik ruhu, insanlara taptaze ve umut dolu bir yol aralıyordu…” / Martin Scorsese

“Sinema D.W. Griffith’le başlar ve Abbas Kiyarüstemi ile biter.” / Jean-Luc Godard

“Onu kelimelerle anlatabilmem mümkün değil… Şunu söyleyebilirim: Satyajit Ray’in ölümüne çok üzülmüştüm. Ama Abbas Kiyarüstemi’nin filmlerini gördükten sonra, Tanrı’ya, bize onun yerini dolduracak doğru kişiyi gönderdiği için şükrettim.” / Akira Kurosawa 

“Abbas Kiyarüstemi yalnızca bir yönetmen değildi. Hem sineması, hem de özel yaşamında tam bir mistik moderndi. Kendisinden sonra gelenlere her zaman yol açtı ve insanlık halleriyle ilgili daima ilham verdi. Onun artık aramızda olmaması yalnızca sinema dünyasının şahane bir insanı kaybettiği anlamına gelmiyor; tüm dünya, şahane bir insanı kaybetmiş oldu.” / Asghar Farhadi 

“Sinemacılara vizyon sahibi olmayı öğreten Kiyarüstemi ne yazık ki artık aramızda değil ama onun vizyonunun gücü sonsuza dek bizimle olacak. Her filminin her karesinden bize yansımaya devam edecek. Hocam Kiyarüstemi, bize baktığımız her şeyi kendimize ait, orijinal bir bakış açısıyla görmeyi öğretti.” / Jafar Panahi