Nazım'dan Kobayashi'ye...

Mayıs 2015 - Temmuz 2016... 14 ay... Delirmiş gibi seyrettiğim 1300 civarında film. Bu serüvene başlamadan önce bir iki filmini seyrettiğim ustaların 8-10 filmini seyretme olanağı buldum. Böylece daha iyi tanımış oldum Sica'yı, Godard'ı, Bergman'ı, Tarkovski'yi, Ozu'yu, Scola'yı, Antonioni'yi, Forman'ı, Gatlif'i, Angelopulos'u, Vigo'yu, Mahmelbaf'ı, Herzog'u, Fabri'yi, Kiyarüstemi'yi, Fasbinder'i vs vs...
Bu arada hiç bilmediğim bir çok yönetmen keşfettim ama bir tanesi çok özel oldu benim için; Masaki Kobayashi. Ben ki, yine bir Japon olan Akira Kurosowa hayranıyım, onun tahtına birisini oturtacağımı hiç düşünmezdim. Kobayashi'nin 7 filmini izledim. Üçleme olan 'İnsan Manzaraları'nı (Her biri 3'er saat) seyrederken Nazım Hikmet'in Memleketimden İnsan Manzaraları'nı okuyormuş gibi hissettim. O yazmış, o da çekmiş. Eee, dert aynı olunca... 

0 yorum: