YORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2010 Pazartesi

Bitti miiii, bitmediii!..

Efendim Q klavyeye yenildiğim andır bu.
Bu ebesini öküz kovalayasıca sermaye, hangi çakal para hesabının sonucu Q klavyeye karar verdiyse artık, F klavyeye savaş açtı. Hiç bir markanın F klavyesi yok. Sözbirliği etmişcesine üretmiyorlar.
Öyle onu sök, bunu tak, üzerine kağıt yapıştır gibi işleri beceremediğim ve sevmediğim için an itibariyle Q klavyeyle fitidi fitidi yazmaya çalışıyorum.
Ama bu F klavyeden vazgeçtiğim anlamına gelmez, bu puşt Q’da yazacağım fakat, F’i hiç unutmayacağım.
Nasıl yavaşım var ya, benim şu paragrafı yazdığım süreçte insanevladı evrim geçirip maymundan homosapiense geçmişti.
Birkaç tane eski yazar arkadaşım dışında herkes Q’cu. Bütün firmalar Q klavye üretiyor.
F’çiler olarak tam bir azınlığız yani.
Bu azınlık olma durumu benim kaderim galiba.
Alayı Fenerli olan doğduğum coğrafyada (Rize’de) sen kalk Galatasaray’ı tut.
Sonra gel oligarşinin merkezine ve pipini sallasan Fenerli, GS’li, BJK’lıya çarpan İstanbul’da Trabzonsporlu ol.
Bitmediiii… Herkes elhamdülillah solcuyken sen önce havayı kokla, deli gibi kitap oku, balıklama atlama.
12 Eylül’den sonra millet çil yavrusu gibi soldan sağa doğru savrulurken sen işi kaynağından, ustalardan öğren ve su katılmamış bir Marksist – Leninist ol.
Millet sermaye biriktirirken, sen finans - kapital ezilmeden insanoğlunun huzura eremeyeceğini kavra ve bunu içselleştir.
Para biriktirmek hep bir şekilde seni rahatsız etsin.
Bitti mi, bitmeeeeez!..
Layt, yılgın solcular ve Troçkistler arasında onlarca, yüzlerce kaynaktan oku ve Stalin’i temelde haklı bul. Zaten ofsayttayım, bir de üstüne sarıkart görüyorum hesabı…
Klavye denen zamazingo da hayatıma F’le girdi.
Şimdı bu lavuk sermaye cüzamlı gibi davranıyor F’çilere.
Dağ taş Q klavyeyle doluyken, kainatta tek F klavye kullanan kişinin ben olduğumu düşününce, hayatım bir filmşeridi gibi gözümün önünden geçti ve bunları hatırladım.
Nerede bir azınlık olma durumu varsa gidip buluyorum.
Bende de bir mazoist yan var, kesin.

28 Temmuz 2009 Salı

Bitti miii? Bitmediii!..


Efendim Q klavyeye yenildiğim andır bu. Bu ebesini öküz kovalayasıca sermaye, hangi çakal para hesabının sonucu Q klavyeye karar verdiyse artık, F klavyeye savaş açtı. Hiç bir markanın F klavyesi yok. Sözbirliği etmişcesine üretmiyorlar.
Öyle onu sök, bunu tak, üzerine kağıt yapıştır gibi işleri beceremediğim ve sevmediğim için an itibariyle Q klavyeyle fitidi fitidi yazmaya çalışıyorum. Ama bu F klavyeden vazgeçtiğim anlamına gelmez, bu puşt Q’da yazacağım fakat, F’i hiç unutmayacağım.
Nasıl yavaşım var ya, benim şu paragrafı yazdığım süreçte insanevladı evrim geçirip maymundan homosapiense geçmişti.
Birkaç tane eski yazar arkadaşım dışında herkes Q’cu. Bütün firmalar Q klavye üretiyor.
F’çiler olarak tam bir azınlığız yani.
Bu azınlık olma durumu benim kaderim galiba.
Alayı Fenerli olan doğduğum coğrafyada (Rize’de) sen kalk Galatasaray’ı tut.
Sonra gel oligarşinin merkezine ve pipini sallasan Fenerli, GS’li, BJK’lıya çarpan İstanbul’da Trabzonsporlu ol.
Bitmediiii… Herkes elhamdülillah solcuyken sen önce havayı kokla, deli gibi kitap oku, balıklama atlama.
12 Eylül’den sonra millet çil yavrusu gibi soldan sağa doğru savrulurken sen işi kaynağından, ustalardan öğren ve su katılmamış bir Marksist – Leninist ol.
Millet sermaye biriktirirken, sen finans - kapital ezilmeden insanoğlunun huzura eremeyeceğini kavra ve bunu içselleştir. Para biriktirmek, hep bir şekilde seni rahatsız etsin.
Bitti mi, bitmeeeeez!..
Layt, yılgın solcular ve Troçkistler arasında onlarca, yüzlerce kaynaktan oku ve Stalin’i temelde haklı bul. Zaten ofsayttayım, bir de üstüne sarıkart görüyorum hesabı…
Klavye denen zamazingo da hayatıma F’le girdi.
Şimdı bu lavuk sermaye cüzamlı gibi davranıyor F’çilere.
Dağ taş Q klavyeyle doluyken, kainatta tek F klavye kullanan kişinin ben olduğumu düşününce, hayatım bir filmşeridi gibi gözümün önünden geçti ve bunları hatırladım.
Nerede bir azınlık olma durumu varsa gidip buluyorum.
Bende de bir mazoist yan var galiba.

Kadın, kadının karakutusudur


Bir kadının karakutusu yine bir kadındır.
Babasına anlatamaz, ağabeyine anlatamaz, sevgilisine ve kocasına (ilk heyecan geçip, erkek onu mülkü edindikten sonra) anlatamaz…
Peki kim kalıyor geriye?..
Kafayı kırıp, kedisiyle köpeğiyle kuşuyla konuşan bir kadın görürseniz, bilin ki çok samimi bir kadın arkadaşı yoktur onun.
Kadın, bir diğer kadına dökülür, işkencesiz anlatır. İtiraf eder.
Bazen bir süre sonra kendisiyle ilgili, kendisinin bile unuttuğu gerçekler artık arkadaşının hard diskindedir. Onda kayıtlara geçmiştir.
Kadın karakutusudur bir diğer kadının…

Kadın ömrünün bir yılını yiyen soru: Ne giyeceğim?

Yapılan bir araştırma, 16-60 yaş aralığındaki kadınların, yaşamlarının yaklaşık 1 yılını ne giyeceklerine karar vermeye harcadıklarını gösterdi.
Erkekler de, kadınlar bu soruyu kendilerine sorabilsinler diye o gardıropları doldurmak için ömürlerini soysuzluk yaparak harcıyorlar.