20 Haziran 2017 Salı

Bordo mavi huniler

Alınan futbolcuları duyunca önümüzdeki yılın huni stokuna başladım.

19 Haziran 2017 Pazartesi

17 Haziran 2017 Cumartesi

Profesör

Gerçeği öğrendiğimde 10 yaşındaydım. Babam, akademik bir kariyer yapmamış, 'profesör' ona bir lakap olarak takılmış meğer. 3 medrese bitirmiş babasının tersine ortaokul mezunluğuyla yetinmiş bu adama, kasabanın ne kadar bürokratı, öğretmeni, sanatçısı, askeri, tüccarı varsa 'profesör' diyordu. Çok ilerleyen yaşlarda anlayabildim nedenini; babasından aldığı bayrağı, pratik zekasıyla daha ileri taşımıştı. Hemen her konuda devreye soktuğu bilimsellik ve vicdanlı, iyi bir insan olmakla eş tuttuğu din anlayışıyla tertemiz düşünceler üretiyordu. Bütün bunlardan bana kalan, sonsuz bir özgürlük denizinde yüzmek oldu. 30 yaşından sonra zaten babaya çok danışılmaz belki ama 10'la 25 yaş arasında aldığım bütün kararları destekleyerek, istediğim yöne yüzüp keşfettiğim bütün kıtalarda payı oldu. Gerçek bir profesörün çocuğu olsaydım bu kadar özgür olabilir miydim? Eğer o profesör Necmettin Okumuş ise, belki. (Ölümünün üzerinden 2,5 yıl geçmesine rağmen hakkında bir satır bile yazamıyordum. Elim varmıyordu, galiba yas bitti. Şimdi güzel anılarla yaşatmak zamanı.) 

Sevinç ve hüznün toplamı; Kiyarüstemi

Cebimde hiçbir şey yoksa, şiirim vardır.
Buzdolabında hiçbir şey yoksa, şiirim vardır.
Kalbimde hiçbir şey yoksa, hiçbir şeyim yoktur.

15 Haziran 2017 Perşembe

Kim, ben mi horluyorum?


DNA hohol oliy

Nobel ödüllü biliminsanı Aziz Sancar, sigaranın DNA'ya verdiği zararı gözler önüne serdi. Sadece Karadenizlilerin anlayacağı dilden söylersem; DNA sarmali hohol oliy.

CHP'nin Şerosu

                Keşke pankartı Kılıştar'a bırakmayıp ben götürseydim. Kesin kaybetmiştir yolda. 

Eforizma

Aşk için emek falan gerekmiyo.
Bi tarafın salak olması yeterli.
(Eforizma Salih Sali, desen Dali)

13 Haziran 2017 Salı

Avni kapağı

O zamanlar (1990) gariban vatandaşlar dağda bayırda bulduğu mantarları yeyip, zehirleniyordu. Ben de vatandaşı zehirli mantar yemek zorunda bırakanları (Özal, Akbulut vs) 'asıl zehir' olarak gören espriyi bulmuşum, Şevket Yalaz da çizmiş. 

Bir iki üç, daha fazla Laz Kapital

Birkaç sene önce Laz Kapital-3'ü yazacak enerjim yoktu. Şimdi, hem Evli Ve Zavallı, hem Oflu Hoca-3, hem diğer film projeleri devam ederken Laz Kapital-3'ü yazacak enerji ve inancı kendimde hissedebiliyorum. Maria Puder'in deyimiyle, "Bende inanmak noksanmış…" 

Yılmaz Güney'i geç soldan devam

Fransa’nın başkenti Paris’in 10. bölgesinde bir kavşağa Yılmaz Güney’in adı verilecekmiş, bir volta atmak şart oldu o kavşakta. 

12 Haziran 2017 Pazartesi

Avni kapağı

Espri benim, çizgi Şevket Yalaz'ın

11 Haziran 2017 Pazar

Beyaz kazanır

Biraz Mahmelbaf, Kiyarüstemi ve Panahi filmi karesi gibi kurgu koksa da garip bir sahicilik taşıyor. İran'da bir taksi durağı sanırım. Burasının Yerebatan Taksi durağı olması halinde önlerinde 6'lı bülteni ya da iddaa kuponu bulunması ihtimali çok yüksek. 

8 Haziran 2017 Perşembe

22 C

1976-77 Kabataş Erkek Lisesi, Ortaköy. Pazartesi, "Çiçeği Burnunda Karikatürcüler" günü. Oğuz Aral, karikatürlerimize bakıyor ve sadece karikatürle değil, doğayla, politikayla, sanatla, psikolojiyle ve sporla ilgili (bir daha profesyonelken bile dinleyemeyeceğimiz) yapıtaşlarımızı oluşturan bilgiler veriyordu. Bir keresinde karikatürüm yokken bile gitmiştim Cağaloğlu'ndaki Gırgır binasına. Oğuz abiyi dinlemek çok özel bir şeydi çünkü. Kabataş'taki eğitim akşam 5'e kadar sürüyordu ama şansıma edebiyat öğretmenimiz Gırgır okuru, halden anlayan biri. Son derste izin verir, "Sen git Okumuş..." derdi. Ortaköy'deki duraktan Gırgır'a gidebileceğim iki hat vardı. Biri direkt derginin önünden geçen Fatih-Ortaköy, diğeri Bebek- Eminönü hattı. Yani 22 C. 22 C'yi niye daha çok severdim; çünkü Eminönü'nde inince (Sirkeci'deki) Konyalı'da limonata içip, fırın sütlaç yiyebiliyordum. Cağaloğlu yokuşundaki bütün kitapçı vitrinlerine bakabiliyordum. Dönerken geç olduğu için kapanmış oluyordu her yer. İnternette bir fotoğrafını görünce eski bir dostla karşılaşmış gibi oldum.
Sözlerimi A. Kadir'le bağlayayım;

                                           Bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni
                                          bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana...

7 Haziran 2017 Çarşamba

Tam da eskiye dönmüşken

1980'de Gırgır'da başlamıştı dostluğumuz Halil Küçük kardeşimle. Haydarpaşa'daki imza günümde pikaj montajdan girip anıları harlandırdık ve hasret giderdik. 

6 Haziran 2017 Salı

Laz Kapital-3

"Emperyalizım karşısinda ilk yariyi yenık kapattık ama bu ilk yarinın sonucidır. İkinci yari sahaya çikıp bu maçi alacağık, başka yoli yok." diye yazdığumi okiyan Sementa Recep, "Ne güzel anlattın oni Laz Marks Emice." diy. "Eşşeğın önde gideni, maç kurgusiylan anlatmasam dinlemiysınız ki." (3. kitabın yazımına başladığımı haber vermek için Laz Kapital-3 başlığını atıp bırakmışım. Ne zaman biter bilinmez ama geliy)

4 Haziran 2017 Pazar

9. Kadıköy Kitap Günleri

Laz Marks Emice'nin özel kalemi Yılmaz Okumuş, Laz Kapital kitaplarını imzalayacak. (7 Çarşamba Haydarpaşa Garı, saat 14:00 / O2 Yayınevi)

3 Haziran 2017 Cumartesi

Aşk, insanın kendine yakışan takımı tutmasıdır

Bu Bursaspor'a yaptığımız kıyağın haddi hesabı yok. Adamları şampiyon yaptık, kümede tuttuk, bi de ceplerine biraz harçlık koyup düğünlerini de yapalım bari. 
Şaka bir yana, artık İstanbul şikecilerine laf ederken böyle bir hevesim kaçacak galiba. Kayseri'ye kardeş takım diye maç ver, Bursa'ya karşı neredeyse oynama... Rizespor'u dert ettiğimden değil, Trabzonspor'u tutma nedenlerimle çelişiyor. Malum, solcuyuz ya...:)

Koçum benim

Azıcık abartmış ama haklı. :)

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Eforizma

 Aynı kelimelerle farklı kişileri sevmeyin. / Salih Salı

Sosyalizme giriş (Anaokulu seviyesi)


Kupon gemi

382 metrelik dev gemi İstanbul Boğazı'ndan geçmiş. Bir an Ataşehir Dö La Lüks Sitesini kaçırıyorlar zannettim.

30 Mayıs 2017 Salı

Teraviyi Metalica'yla kılacağız artık

Sıcak pideye tereyağını ve tulum peyniri gömüp yersen gece rüyanda ramazan davulcusu olarak John Bonham, İan Paice ve Nick Mason'ı görürsün.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Totti'yle ben ağlaşırız

Kakalak İtalya futbolunda uzun yıllardır gözümü okşayan bir Roma vardı bir de oligark ve şikeci diğer İtalyan takımlarını tutmayıp kendi takımlarına sevdalandıkları için Napoli. İşte bu Roma'nın 23 yıldır formasını terleten Totti dün gece futbolu bıraktı ve bütün stadı hüngür hüngür ağlattı. Koskoca Olimpiyat Stadı ağlarken Totti de ağlamaya başladı. Sonunda kucağındaki bıcırık kızı da ağlamaya başladı. Kim demiş erkekler ağlamaz, ben de ağladım. Bu gözyaşları, Juventus'a, Milan'a, İnter'e gitse onlarca kupa ve milyonlarca euro daha kazanacakken tutkuyu ve taraftarlığı seçen bu abide futbolcuyaydı.
Attila İlhan'dan devam edelim; 
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
geceler uzar hazırlık sonbahara...

Güneş topla benim için

Seher yeli çık dağlara 
Çiçek copla benim için