FUTBOL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FUTBOL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2009 Cumartesi

Altyapının ellerinde uçacaksın

6. FIFA Kulüplerarası Dünya Kupası da Barcelona'nın. Sırada Gezegenlerarası Kupa var.

6 Aralık 2009 Pazar

Messi de rötar yapacak mı?

THY ve Barcelona spor kulübü arasındaki sponsorluk anlaşmasında mütabakata varıldı. Anlaşmanın üç hafta içinde imzalanması bekleniyor. THY, Şampiyonlar Ligi'nin son şampiyonu Barcelona'nın İspanya dışından 3. sponsoru unvanını alacak. (Hürriyet Gazetesi)
Senede bir kaç kez uçak yolculuğu yapıyorum. "Düzeldi, artık karışıklık yok, rötar olmuyor" denilmesine rağmen ne zaman ben binsem mutlaka bir yarım saat rötar yiyorum THY'den. Şurada ağız tadıyla bir Barcelona seyrediyoruz, aman ona da rötar mötar bulaştırmayın...

6 Kasım 2009 Cuma

İçimiz dışımız futbol yayınları

6 Kasım Cuma
20:00 Bursaspor-Gençlerbirliği / Lig TV
21:30 Leverkusen-E.Frankfurt / TRT 3
21:45 Derby County-Coventry / Futbol Smart
14:45 Swansea-Cardiff / Futbol Smart

7 Kasım Cumartesi
17:00 Manchester City-Burnley / Spormax
19:30 Wolverhampton-Arsenal / Spormax
20:00 Trabzonspor-Beşiktaş / Lig TV
20:00 PSG-Nice / Kanal A
21:00 Barcelona-Real Mallorca / NTV
21:45 Atalanta-Juventus / NTV Spor
22:00 Sochaux-Lens / Kanal A
22:30 Atletico PR-Goias / Spormax
23:00 Atletico Madrid-Real Madrid / NTV

8 Kasım Pazar
13:00 CSKA Moskova-Rubin Kazan / Spormax
13:30 Giresunspor-Altay / D Spor
14:45 Falkirk-Celtic / Euro Futbol
15:30 AZ Alkmaar-Feyenoord / Futbol Smart
16:00 Sivasspor-Kayserispor / Lig TV
16:00 Lazio-Milan / NTV Spor
16:30 Hannover 96-Hamburg / TRT 3
17:30 Twente-Ajax / Futbol Smart
18:00 Toulouse-Rennes / Kanal A
18:00 Chelsea-Manchester United / Spormax
20:00 Fluminense-Palmeiras / Spormax
20:00 Lille-Bordeaux / Kanal A
20:00 Diyarbakırspor-Galatasaray / Lig TV
21:45 Inter-Roma / NTV Spor
22:00 Lyon-Marseille / Kanal A
22:00 Sevilla-Villareal / NTV

30 Ekim 2009 Cuma

İçimiz dışımız futbol yayınları

30 Ekim Cuma
17:00 Arjantin-Nijerya / TRT 3 (-17 Dünya Kupası)
21:30 Borussia Dortmund-Hertha Berlin / TRT 3

31 Ekim Cumartesi
13:00 FC Moskova-Zenit / Spormax
13:30 Dardanelspor-Hacettepe / D Spor
14:45 Arsenal-Tottenham / Spormax
16:00 Antalyaspor-Bursaspor / Lig TV
16:30 Wolfsburg-Mainz / TRT 3
17:00 Fulham-Liverpool / Spormax
17:00 Celtic-Kilmarnock / Euro Futbol
17:00 West Brom-Watford / Futbol Smart
19:00 Juventus-Napoli / NTV Spor
19:00 Real Madrid-Getafe / NTV
19:30 Manchester United-Blackburn / Spormax
20:00 Bordeaux-Monaco / Kanal A
20:00 Beşiktaş-Ankaragücü / Lig TV
20:00 Yeni Zelanda-Türkiye / TRT 3 (-17 Dünya Kupası)
20:45 PSV-Vitesse / Futbol Smart
21:00 Osasuna-Barcelona / NTV Spor
22:00 St Etienne-Lyon / Kanal A
22:30 Flamengo-Santos / Spormax
23.00 A.Bilbao-Atl.Madrid / NTV Spor
23:15 Braga-Benfica / Euro Futbol

1 Kasım Pazar
13:30 Ajax-Feyenoord / Futbol Smart
13:30 Bucaspor-Giresunspor / D Spor
14:45 Dundee United-Rangers / Euro Futbol
16:00 Galatasaray-Sivasspor / Lig TV
16:00 Livorno-İnter / NTV Spor
16:30 Freiburg-Hoffenheim / TRT 3
18:00 Birmingham-Manchester City / Spormax
18:30 E.Frankfurt-Bochum / TRT 3
19:00 Cardiff City-Nottingham/ Futbol Smart
20:00 Palmeiras-Corinthians / Spormax
20:00 Kayserispor-Fenerbahçe / Lig TV
20:30 İtalya-Uruguay / TRT 3 (-17 Dünya Kupası)
22:00 Sochaux-Paris / Kanal A

22 Ekim 2009 Perşembe

İçimiz dışımız futbol yayınları

23 Ekim Cuma
20:00 Trabzonspor-Kayserispor / Lig TV
21:30 Leverkusen-Dortmund / TRT 3

24 Ekim Cumartesi
13:30 Mersin İdman Yurdu-Kartalspor / D Spor
14:45 Wolves-Aston Villa / Spormax
16:00 Bursaspor-İstanbul BŞB / Lig TV
16:30 Bayern Münih-E.Frankfurt / TRT 3
17:00 Rangers-Hibernian / Futbol Smart
17:00 Tottenham-Stoke City / Spormax
18:00 Honduras (-17)-Arjantin (-17) / Eurosport
19:30 Chelsea-Blackburn / Spormax
20:00 Eskişehirspor-Beşiktaş / Lig TV
20:00 Bordeaux-Le Mans veya Nice-Lyon / Kanal A
21:00 Nijerya (-17)-Almanya (-17) / Eurosport
21:00 Sporting Gijon-Real Madrid / NTV
21:45 İnter-Catania / NTV Spor
22:00 Rennes-Montpellier / Kanal A

25 Ekim Pazar
00:30 Atlético MG-Vitoria / Spormax
13:00 CSKA Moskova-FC Moskova / Spormax
13:30 Adanaspor-Altay / D Spor
14:30 Hamilton-Celtic / Futbol Smart
16:00 AZ Alkmaar-Ajax / Euro Futbol
16:00 Türkiye (-17)-Burkina Faso (-17)/ TRT 3 & Eurospor
16:00 Liverpool-Manchester United / Spormax
16:00 Siena-Juventus / NTV Spor
18:00 Auxerre-Lille veya Lens-Toulouse / Kanal A
18:15 West Ham-Arsenal / Spormax
18:35 Schalke 04-Hamburg / TRT 3
19:00 Panathinaikos-PAOK
20:00 Fenerbahçe-Galatasaray / Lig TV
21:00 Kolombiya (-17)-Hollanda (-17) / Eurosport
21:15 River Plate-Boca Juniors / NTV Spor
22:00 Marsilya-Paris Saint Germain / Kanal A
22:00 Barcelona-Real Zaragoza / NTV Spor
22:00 İnternacional-Gremio / Spormax

26 Ekim Pazartesi
20:00 Samsunspor-Giresunpor / D Spor

23 Eylül 2009 Çarşamba

İçimiz dışımız futbol yayınları

23 Eylül Çarşamba
21:00 Villareal - Real Madrid / NTV
21:30 Köln - Wolfsburg / Kanal A & ZDF
21:45 Inter - Napoli / NTV Spor

24 Eylül Perşembe
20:00 Mısır U20 - Trinidad Tobago U20 / TRT 3
21:45 Genoa - Juventus / NTV Spor

25 Eylül Cuma
17:00 Paraguay U20 - İtalya U20 / TRT 3
19:45 Nijerya U20 - Venezuela U20 / TRT 3
21:00 Gençlerbirliği - Trabzonspor / Lig TV
22:45 İspanya U20 - Tahiti U20 / TRT 3

26 Eylül Cumartesi
13:00 Zenit - CSKA Moskova / Spormax
14:30 St Mirren - Celtic / Futbol Smart
14:45 Portsmouth - Everton / Spormax
16:00 Wolfsburg - Hannover 96 / TRT 3
17:00 Stoke City - Manchester United / Spormax
17:00 Coventry City - Middlesbrough / Euro Futbol
17:00 Rangers - Aberdeen / Futbol Smart
19:00 Ç.Rizespor - Altay / D Spor
19:00 Real Madrid - Tenerife / NTV
19:00 Sampdoria - Inter
19:30 Fulham - Arsenal / Spormax
19:30 Ipswich - Newcastle / Futbol Smart
20:00 Antalyaspor - Fenerbahçe / Lig TV
21:00 Malaga - Barcelona / NTV Spor
21:15 Porto - Sporting / Euro Futbol
22:00 Lyon - Toulouse / Kanal A
22:30 İngiltere U20 - Uruguay U20 / TRT 3

27 Eylül Pazar
00:30 Palmeiras - Atlético PR / Spormax
13:00 Ajax - Ado Den Haag / Futbol Smart
15:15 Plymouth - Nottingham Forest / Euro Futbol
16:00 Orduspor - Konyaspor / D Spor
16:00 Friburg - M'Gladbach / TRT 3
16:00 Juventus - Bologna / NTV Spor
18:00 Sunderland - Wolves / Spormax
18:30 Hoffenheim - Hertha Berlin / TRT 3
20:00 Galatasaray - Eskişehirspor / Lig TV
22:00 Bordeaux - Rennes / Kanal A
22:00 Sao Paulo - Corinthians / Spormax
22:30 Honduras U20 - Macaristan U20 / TRT 3

28 Eylül Pazartesi
20:00 Karabükspor-Dardanelspor / D Spor
22:00 Man City-West Ham / Spormax
(Tribün Dergi)

2 Eylül 2009 Çarşamba

Efsane Maraton küllerinden doğuyor

Doksanların sonunda, iki binlerin başında Efsane Maraton'da olmak vardı...
Tribün jargonuna az çok aşina olanlar bilecektir Efsane Maraton'un neye tekabül ettiğini; ama ben bilmeyenler için biraz diskur çekeceğim müsaadenizle...
Efsane Maraton, Fenerbahçe ile özdeşleşmiş ve ikon haline gelmiş bir mefhumdur bugün itibarıyla. Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nun 2000'lerin başında 'Avrupai' bir şekle bürünmesi kaygısıyla 'restorasyon'a girmesinden evvel 'sosyete tribünü' diye tabir edilen Numaralı Tribün'ün karşısındaki tribüne verilen ödül mahiyetindeki isimdir Efsane Maraton.
Şeref Abi'nin, Pepe Metin'in, Sakallı Aykut'un, Bağlarbaşılı İbrahim'in ve adı şimdi zihnime üşüşmeyen daha birçoklarının 'Amigo' sıfatıyla kimi zaman kahrını, kimi zaman da neşesini başında çeken isimlerin olduğu efsane bir tribündü Maraton.
O tribünde susmak, durmak, dinlenmek, oturmak büyük günahdı! Aksi ise sevapların da sevabıydı...
Oraya gelen memurun, askerin, işçinin, patronun, polisin ve daha bilcümle vatandaşın rütbesi bir, görevi tekti; taraftar olmaktı Efsane Maraton'da vazifelerin en hakikatlisi...
İnsanların sıkış pıkış olduğu ve bu sebepten hep onları kol kola görebileceğimiz bir mekandı Efsane Maraton. Orada herkes birbirini tanır; selam alıp, sevgi verirlerdi birbirlerine...
Kibir olmazdı hiçbirinin halinde. Zaten kibiri olanın da orada işi yoktu. Sosyete Numaralı ne güne duruyordu?!
Harçlıklarından üç beş kuruş biriktirip de bir bilet parası denkleştiren liseliler, üniversiteliler de bolca müdavim olurdu oraya. Bugünkü gibi fahiş bilet fiyatlarıyla tribünün bir kilometre bile yanına yaklaşamayanlardan daha şanslıydılar!..
İmrenirdi İnönü, Sami Yen...
Nasıl imrenmesinler?
Bir tribünün hep bir ağızdan kıyasıya haykırdığı o zamana dek hangi tribünde görülmüştü?
Susmanın bir istisna bile olmadığı, izleyenin istemsizce hipnotize olduğu bir efsane...
90 dakika ulvi bir trans hali...
Ne zaman ki Efsane Maraton yıkıma uğradı; o ruh da enkazın altında kaldı işte o gün...
Hatıralar erozyona uğradı tümden.
Dağıldı Efsane Maraton'un bıçkın delikanlıları, ağabeyleri... Hepsi bir bir zorunlu sürgüne gönderildi kale arkalarında.
Bununla da bitmemişti ki...
Biletler de artık cep yakar hale gelmişti. Mahallenin çocuklar artık tribüne giremez olmuş; onlardan boşalan yere de 'sermaye babacıkları' tünemeye başlamıştı ufaktan ufağa.
Taraftar gitmiş, seyirci gelmişti artık. Taraftar kalmaya çalışanlar da tribünlerin en ücra köşelerine gönderilmiş, sesleri duyulmaz olmuştu nitekim.
Mamafih içinden çıkılmaz bir haldi gözler önünde cereyan eden. Bunu gören yürek nasıl dayanaydı... Dayanamadı zira. Toplandı gruplar bir bir, defalarca çözüm bulmaya çalıştılar sabahlara kadar süren ateşli konuşmaların içinde...
Olmadı...
Bir çözüm denediler, olmadı...
İki çözüm, üç çözüm, dört çözüm denediler olmadı...
Ta ki bu seneye dek...
Efsane Maraton ruhunu canlandırmak için tekrar Maraton'da toplandılar taraftarlar. Geçen sene Maraton E Blok'u fethettiler, bu sene de A ve B Blok'u.
Kolay olmadı oraları kazanmak, inanın hiç kolay olmadı.
Bin türlü alengirli işler örüldü başlarına. Kimi komik cezalara çarptırıldı, kimi tribünden tasfiye edildi öyle ya da böyle... Ama mücadele bitmedi ve işte kazanıldı Maraton'un bir bölümü.
Bugün Maraton A ve B Blok'u kazananlar efsaneyi küllerinden yeniden canlandırmaya başladılar. Yeniden televizyonda taraftarın sesi gür bir şekilde duyulmaya başlandı.
Yeniden spikerler, "Kadıköy yıkılıyor" diye ünlemeye başladı.
Yeniden yüreğime umut filizleri yeşerdi.
Yeniden, yeniden, yeniden...
Seyircilerin başı sağ olsun ziyadesiyle. Taraftarlar fethetmeye başladı Maraton'u; geliyor Efsane Maraton ruhu...
Küllerinden doğuyor...
Yine, yeni, yeniden...
Ali Ersin Kelleci / Renkhaber

1 Eylül 2009 Salı

Kolbastı oynayacak futbolcular aranıyor

Aslında 100 yıllık olan ama, nüfusa geç yazdırıldığı için 1967'de kurulmuş gibi görünen köklü bir kulüpte, 'kolbastı oynayacak futbolcular' aranmaktadır. Kolbastı oynayacak futbolcuların yürekli, mücadeleci, becerikli olmaları gerekmektedir.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Son şampiyonluğu bir daha anlatsana baba

Görünen o ki, bu yıl da oligarklardan birisi sekerse 3.'lük, olmazsa 4.'lük hesabı yapacağız. Bakalım önce kimin hasreti dinecek; Fenerbahçe'nin 26 yıllık Türkiye Kupası mı, yoksa bizim 25 yıllık Lig Şampiyonluğu hasreti mi?

6 geliyor 6 / İspanya'yı böldürtmeyiz ulan

Sırada Kıtalararası Şampiyonlar Kupası var. Benim umrumda değil aslında; Barcelona'yı daha fazla seyredeyim de isterse Gazoz Kupası olsun.
Bu vesileyle General Franco'ya ve sevgili takımı Real Madrid'e, Barcelona'nın içeriğindeki 'İspanyol Faşizmine karşı duruşa' gıcık olanlara, Katalunya kimliğine sahip çıkışlarına kuşkuyla bakarak kendi beyaz Türklüklerini hatırlayıp, neredeyse "İspanya'yı böldürtmeyiz ulan" diyen yerli malı oligarşik - faşist ucubelere 'süper' kapak olsun.

25 Ağustos 2009 Salı

Neden Maradona / Tanrının eli, Fidel'in ayağı

Messi'yi, Maradona'yla kıyaslamak için henüz daha erken. Ama görünen o ki, 22 yaşındaki Messi, Arjantin formasıyla bir Dünya Kupası kazanması halinde Maradona'nın tahtına aday olacak.
Maradona'nın kıyaslandığı futbolcu her dönem Pele olmuştur.
Pele çok büyük futbolcudur ama; takım arkadaşları da büyüktür. Hepsini saymayayım; Carlos Alberto, Everaldo, Gerson, Jairzinho, Tostao, Rivelino... Neredeyse Pele'ye yakın yetenekte oyunculardı bunlar.
Maradona'nın 1986 Dünya Kupası'nı kazandığı kadroya bakalım; Pumpido, Cuciuffo, Olarticoechea, Batista, Ruggeri, Brown, Burruchaga, Giusti, Enrigue, Maradona, Valdano... Ruggeri, Burruchaga ve Valdano dışında futbol piyasasında geçer akçe olan oyuncu yok.
Aynı şekilde Napoli kadrosu da Arjantin kadrosuna benzer. Napoli'yle kazandığı UEFA Kupası ve İtalya şampiyonluğu, Maradona'nın tek başına 'one man show' yaptığı kupalardır.
Messi'ye dönecek olursak 1970 Dünya Kupası'nı kazanan Brezilya Milli Takımı'ndan aşağı kalır yanı yoktur Barcelona'nın. Messi'nin yanında Henry, Eto'o, (İbrahimoviç) arkasında İniesta, Xavi, Puyol, Alves...
Maradona'nın ise ne yanında, ne arkasında ne de önünde Brezilya ve Barcelona kardosundaki futbolculardan vardı. O, neredeyse tek başına başardı...
Maradona biraz Yılmaz Güney gibidir. Bu toprakların çocuğu olsaydı, silah taşıyabilir ve Yumurtalık savcısını vurabilirdi. Kokain içti, elle gol attı falan filan... Ama hiç bir zaman düzenin adamı olmadı. Omzunda apolet gibi Che'yi, bacağında Fidel'in dövmesini taşır. Düzen yanlısı, sağcı, oligarşi takımlarını tutan yüzbinlerce insana travma geçirterek Çavez'e, Morales'e sımsıkı sarılır.
Maradona, olmayan Tanrı'nın eli, olan Fidel'in ayağı, seyrettiğimiz için şanslı olduğumuz gelmiş geçmiş en büyük futbolcudur.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Bu takım insana kolbastı da oynatır, sigara ve alkol de içirir

"TBBM'de kabul edilen 5727 sayılı kanun doğrultusunda 19 Temmuz tarihinden itibaren stadyumlarda ve spor sahalarında da hayata geçen 'tütün ürünlerinin tüketilmesi' yasağının doğru şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla yapılan toplantıda karar çıktı ve statlarda sigara tüketimi tamamen yasaklandı...”

15 Ağustos 2009 Cumartesi

10 numara ironisi

İroni: Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme. (TDK)
Trabzonspor - Diyarbakırspor maçı bittiğinde aklıma ilk olarak, Umut Bulut'un giydiği 10 numaralı forma geldi.
Sanki 6 yıldır üst üste şampiyon oluyoruz da, bu yıl artık varyete deniyoruz.
Yönetim, "Biz bu sene golcü futbolcu oynatmayacağız. 10 numaralı formayı, şuursuzca topun peşinde bir o yana bir bu yana koşturan (ama ya erken hamle yapan, ya da geç kalan) bir futbolcuya giydireceğiz. Golü, orta sahamızdan ve defanstan çıkacak sürpriz isimlerle bulacağız." iddiasında galiba.
Büyük ironi. Tam biz Karadenizlilere yakışan türden. Klasik 10 numaranın tam tersi birisine 10 numara giydirerek, ayrıca takımı 1 kişi eksik bırakarak Sivas'ı geçtik ama çayda boğulduk.
Futbol basını gibi bir futbolcuyu tü kaka yapmak, hedef göstermek değil amacım ama Umut eşek arısı gibi. Bal arısı değil yani, bal yapmıyor. Gol atamıyor. Orada öyle 10 namarayla durduğu için de pas veren arkadaşlarını da bıktırıyor.
Herşeye ve Umut'a rağmen de kazanabilirdik. Bu kez de, forma giydiği ilk maçtan itibaren tam bir konsantrasyonla ve tekmeye kafa uzatan yüreklilikle oynayan Egemen çıktı ortaya... Ki bu maçta da (2 goldeki hatası dışında) yine bildiğimiz yüreklilikteydi. Ama ilk golde orta yapacak açıyı bulamayan Diyarbakırsporlu Adnan, topu öylesine içeriye keserken, Egemen sanki kalp krizi geçirircesine kendini külçe gibi yere attı. Sadece topun önünde durması yeterliyken, topa bakmadan yere düşerek topun geçmesine izin verdi. Geriden gelen Serkan ve bu tür toplarda zaten ekstra bir beceri sergileyemeyen Sylva bir şey yapamadı. 1-1
2. golde yine Egemen vardı. Bu profesyonellikteki oyuncular için, hiç bir şey yapamazsan topu taca at sözü geçerli değildir. Bu acı dersten sonra artık tecrübelenmiştir ama... Ne kaleciye atabildi, ne dışarıya. Diyarbakırsporlu Tezemeta ise Egemen kadar tereddütlü değildi. 1-2
1-1'e rağmen içimden, 'tipik bir Ziya Doğan takımı. Kakalak top oynuyorlar, bu yıl işleri çok zor', derken bizim işimizi zora soktular. Yine Avni Aker sendromu diye yiyecekler takımın başını.
Bazen tribünleri dinlemek lazım; "Fatih Tekke"
Hangi tarikata üye, sigara mı içiyor, ahlaklı mı bilmem ama, bir futbolcu olarak Türkiye'deki bütün rekorları kıran Hakan Şükür'le bile kıyaslanmayacak bir futbolcu kumaşı olan Fatih Tekke şu an için tek çözüm gibi görünüyor.

14 Ağustos 2009 Cuma

Bir 10 numara da bizim 'sol'a lazım



Şöyle burjuvazinin defans bloğunun arasına öldürücü paslar atan, her an mücadelenin gidişini değiştirebilecek, mümkünse sol ayaklı bir 10 numara da bizim Türk soluna lazım.

11 Ağustos 2009 Salı

Proleterlik hamurlarında var



Adana Demirspor Livorno’yu davet etti
Adana Demirspor Kulüp Başkanı Bekir Çınar, konu ile ilgili olarak şunları söyledi: "Livorno takımı ile birçok ortak yanımız var. Bunların en önemlisi her ikisinin işçi takımından kurulması, ateşli taraftarlara sahip olması, ırkçılığa karşı duruş sergilemeleri ve endüstriyel futbola karşı olmaları. İki takım taraftarları fan clublarında görüşmeler yapıyor. Bizim taraftarlarımız bu görüşmeyi yönetimimize aktardı. Yönetim kurulu olarak da bu öneriyi dikkate aldık ve Livorno takımı yöneticileriyle resmi yazışmalara başladık."

8 Ağustos 2009 Cumartesi

'Kolbastı'yla başladık, kolbastıyla bitirelim...


Sanki Sivasspor'la iddiaya girmiş gibiydik; "Bu maçta acayip bir şey deneyeceğiz; ilk defa santrforsuz oynayacağız ve sizi 10 kişiyle yeneceğiz." Umut Bulut sahada ismen vardı ama cismen yoktu. 10 kişiyle bunu yapan takım, 11 kişiyle daha iyisini de yapar. Geçen sene farklı kazandığımız bir kaç maç hariç hiç bir takımı bu kadar ezememiştik. Ki bu ezilen takım, geçen sene evindeki maçlarda lider olan Sivasspor'sa umutlanmak gerek. Ama 'Umut'lanmamak gerek.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Türksel Hipper Lig özelleştirilsin


Turkcell Süper Lig özelleştirilsin.
Sezon başında bütün kulüplerin katıldığı bir açık artırmayla, şampiyonluk kupası en çok para veren kulübe verilsin.
Cumhuriyetle yaşıt bütün kurum ve kuruluşlar, emperyalizmin dayattığı uzun vadeli plan gereği; sistemli olarak zarar ettirilip, sonra da uluslararası şebekelere satılırken ses çıkarmadığımıza göre buna da ses çıkarmayız.
Kıran kırana bir pazarlıktan sonra kupayı en çok para veren kulüp alsın.
İhaleye, Süper Lig’de oynama hakkını elde etmiş 18 kulüp katılabilsin.
Hatta Tüpraş’ta, Telekom’da olduğu gibi ihaleyi kazanabilmek için konsorsiyumlar da kurulabilsin. Neme lazım hırsız gözlüklü Ofer gelip bunu da bizimkilerin ellerinden alır.
FB - GS - BJK Ltd. Şti. ortaklığı nasıl?...
Yalnız bir ricam var; kupayı daha baştan aldıktan sonra bıraksınlar takımlar kendi aralarında temiz bir futbol oynasın. El - kol, Papila, para dolu çantalar ve başka kıl tüy girmeden...

28 Temmuz 2009 Salı

Takımı sahadan çekemediniz mi? Anderlecht : 5 Sivasspor : 0


Hiç lafı evirip çevirmeyeceğim. Böyle bir sonuç bekliyordum, beklediğimin olduğuna da sevindim. Fatih Terim'le antipatiklik yarışındaki Bülent Uygun'u, hep Avni Aker'deki timsah gözyaşlarıyla hatırlarım. Son 30 saniyede, takımımız 1-0 öndeyken sahaya dalan dallamaları öne sürerek Sivasspor'u Odyakmaz'la birlikte sahadan çekmişlerdi. Haklıydılar, can güvenliği yoktu. Trabzonspor kallavi bir ceza yedi ve o senenin üzerine bir bardak soğuk su içti. Sezon kaybedilmişti. Fakat suratındaki Danyal Topatan ifadesiyle, "Nı ha haa, beleşe 3 puanı kaptık" diye sırıtan Bülent Uygun, 2 yıldır boşboğazlık ve antipatiklik liginde açık ara öndeydi.
Uygun'suz, Odyakmaz'sız yeni bir Sivasspor'u sevmek üzere... Güle güle...

Trabzonspor’un tadı nasıldır?

Bunu birkaç gazetenin spor müdüründen duymuştum; “Eskişehirspor’u, Kocaelispor’u, Gaziantepspor’u, Gençlerbirliği’ni severiz. Lig tarihi boyunca ara sıra kafalarını uzatarak, şampiyon olacakmış gibi yaptılar ve lige tat kattılar. Ama Trabzonspor’dan nefret ederiz. Çünkü o tat katmakla kalmadı, tadımızı kaçırdı.”
E haklılar, Trabzonspor 'al gülüm ver gülüm'ü bozdu, çarka çomak soktu. 13 - 15 yıl şampiyon olamamalarına neden oldu. Dikkatli gözler için, "Futbolda bunların yaptığını biz neden hayatta yapmayalım?" örneğini oluşturdu.
Ne diyeyim, oligarşiyi 6 kere yıktık…
Suçumuz büyük hakim bey.
25 yıl da versen, bekler, çıkarız…

Futbol geyikleri candır



"Gooool!!! Durum 2-1 hatta 3-1..."
Juventus - Udinese maçında Tv8 spikeri (Juventus’un 3. golünü aktarıyor)

"Yedigimiz golü önceden çalışmıştık!.."
Samsunspor Teknik Direktörü Erdoğan Arıca (Galatasaray maçı sonrasında)

"Kondisyon Alırız!"
Elazığspor Başkanı Baki Aydın ("Elazığspor’un kondisyonu yok" diyen muhabire
yanıtı.)

Ahmet Çakar: Bugüne kadar Fatih Terim’in yönetimi sırasında 20’ye yakın
yabancı alınmış...

Güntekin Onay: Tam sayısı 22...
Ahmet Çakar: Global konuşuyorum ben.

Erman Toroğlu: Şimdi hocam yan hakem napıyo, Tommiks falan mı okuyor?
Şansal Büyüka: Aman hocam ya, ben de okuyorum!

8-0’lık İngiltere – Türkiye maçında, 6. golden sonra bizim spiker:
- Evet sayın seyirciler İngilizler’in bir atağını daha gol yiyerek savuşturduk.

8. golden sonra yine bizim spiker:
-Maç bitti hala gol yiyoruz. Olacak iş değil sayın seyirciler…

8 – 0’lık Almanya - Suudi Arabistan Dünya Kupası maçının son dakikası, Suudi spiker:
Allah’tan ümit kesilmez!