15 Ağustos 2009 Cumartesi

10 numara ironisi

İroni: Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme. (TDK)
Trabzonspor - Diyarbakırspor maçı bittiğinde aklıma ilk olarak, Umut Bulut'un giydiği 10 numaralı forma geldi.
Sanki 6 yıldır üst üste şampiyon oluyoruz da, bu yıl artık varyete deniyoruz.
Yönetim, "Biz bu sene golcü futbolcu oynatmayacağız. 10 numaralı formayı, şuursuzca topun peşinde bir o yana bir bu yana koşturan (ama ya erken hamle yapan, ya da geç kalan) bir futbolcuya giydireceğiz. Golü, orta sahamızdan ve defanstan çıkacak sürpriz isimlerle bulacağız." iddiasında galiba.
Büyük ironi. Tam biz Karadenizlilere yakışan türden. Klasik 10 numaranın tam tersi birisine 10 numara giydirerek, ayrıca takımı 1 kişi eksik bırakarak Sivas'ı geçtik ama çayda boğulduk.
Futbol basını gibi bir futbolcuyu tü kaka yapmak, hedef göstermek değil amacım ama Umut eşek arısı gibi. Bal arısı değil yani, bal yapmıyor. Gol atamıyor. Orada öyle 10 namarayla durduğu için de pas veren arkadaşlarını da bıktırıyor.
Herşeye ve Umut'a rağmen de kazanabilirdik. Bu kez de, forma giydiği ilk maçtan itibaren tam bir konsantrasyonla ve tekmeye kafa uzatan yüreklilikle oynayan Egemen çıktı ortaya... Ki bu maçta da (2 goldeki hatası dışında) yine bildiğimiz yüreklilikteydi. Ama ilk golde orta yapacak açıyı bulamayan Diyarbakırsporlu Adnan, topu öylesine içeriye keserken, Egemen sanki kalp krizi geçirircesine kendini külçe gibi yere attı. Sadece topun önünde durması yeterliyken, topa bakmadan yere düşerek topun geçmesine izin verdi. Geriden gelen Serkan ve bu tür toplarda zaten ekstra bir beceri sergileyemeyen Sylva bir şey yapamadı. 1-1
2. golde yine Egemen vardı. Bu profesyonellikteki oyuncular için, hiç bir şey yapamazsan topu taca at sözü geçerli değildir. Bu acı dersten sonra artık tecrübelenmiştir ama... Ne kaleciye atabildi, ne dışarıya. Diyarbakırsporlu Tezemeta ise Egemen kadar tereddütlü değildi. 1-2
1-1'e rağmen içimden, 'tipik bir Ziya Doğan takımı. Kakalak top oynuyorlar, bu yıl işleri çok zor', derken bizim işimizi zora soktular. Yine Avni Aker sendromu diye yiyecekler takımın başını.
Bazen tribünleri dinlemek lazım; "Fatih Tekke"
Hangi tarikata üye, sigara mı içiyor, ahlaklı mı bilmem ama, bir futbolcu olarak Türkiye'deki bütün rekorları kıran Hakan Şükür'le bile kıyaslanmayacak bir futbolcu kumaşı olan Fatih Tekke şu an için tek çözüm gibi görünüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder