Senarist Otelden Bildiriyor!..Üçüncü gün göğün dibi delindi resmen. Nasıl yağıyor, kulaç atsan yukarı doğru yüzebilirsin, o derece. Böyle bir yağmura çocukluğumda Rize’de şahit olurdum; dereler ve Karadeniz birbirine karışırdı. Bütün ekip pert olduk. Aslında bu satırları Acun Ilıcalı gibi davranarak yazıyorum. Bugünkü çekimlerin araba takibi ve jenerikteki müzik altı sahneler olduğunu bildiğim için bana gerek olmadığını düşünmüş ve otelde kalmıştım. İki üç saat sonra kurbağa kıvamında otele dönen Serdar ve Gamze’den olan biteni dinleyince hemen klavyenin başına geçtim ve olayları yaşamışçasına yazdım. (Acun Ilıcalı bir Avrupa Şampiyonası maçında olması gereken maça yetişememiş, aniden canlı yayına bağlandığında sanki oradaymış gibi yaparak maçı anlatmıştı.)






















Çağumuz, insanluk tarihinun en derin çelişkilerinın yaşanduği, en akildişi çağdır. Kapitalizum bir yandan inanılmaz bir zenginluk, diğer yandan ise ölumcül bir yoksulluk üretiyi.
Kapitalizum, içinde rengarenk şekerlerun doli olduği beyuk bir şekerci dükkani gibidur. Bizum kro–manyon kadar bile zekasi olmayan insan evladumuz da bu şekerci dükkanina girmiş küçucuk sabilerın tepkilerini vermekte ve çildurmiş gibi şekerlere hücum etmektedur.

Hay sizin marka değerinize... Devekuşundan daha eblehi var mıdır diye düşünmeyin. Devekuşu hiç olmazsa kafasını kuma gömüp, vücudunun görünmediğini zannediyor. Bu şikeci zevat (futbolla ilgili ayrımsız bütün kurumlar ve kişiler) kafasını kuma bile gömemiyor. "Şike sahaya yansımamıştır" diyerek bu pislikten sıyrıldıklarını zannediyorlar. Ama şike orada, mihrace sarığı gibi duruyor. Beşiktaş - Galatasaray maçında sahaya atlayan taraftarları (derdim Beşiktaş taraftarıyla değil) da şöyle yorumlayabilirler mi; sahaya atlayanlar sahaya yansımamıştır!..
